İslam davasının yücelmesi için şehitler birer basamaktılar. Her şehit, zafere bir adım daha yaklaşmaktır. İşte İsmail Heniyye de şehadetiyle İslam’ın geriden gelen liderlerine ve özellikle de genç liderlere bu mesajı verdi. O şehadet mektebinde yetişmişti, zira yüz yıllık bir hareketin Filistin kolu olan Hamas’ın da tekrarladığı şey kurucu liderlerinin tekrarladığının aynısıydı. O da dünya döndükçe tüm Müslümanlar için değişmeyecek olan şu hakikatlerdi:
Gayemiz Allah,
Önderimiz Resûlullah,
Anayasamız Kur’ân,
Yolumuz cihaddır.
Ve Allah yolunda ölmek en büyük arzumuzdur.
Bu esaslar onların hayatlarında en çok tekrarladıkları hakikatler olmuştur ve gerçekten de Allah yolunda ölmeyi pratikte göstermişlerdir.
Son olarak; İsmail Heniyye’nin yerine geçen Yahya Sinvar da aynı sözleri tekrarladı ve savaş meydanında şehadete erdi. Yani en büyük arzusuna kavuştu.
Onlar Şehadet Mektebinde Yetiştiler
Her bir şehidin yetiştiği bir mektep vardır. Gazze uzun zamandan beri nice erleri şehadete hazırlamış bir mekteptir. Şu günlerde bu mektepte şehadete erenlerin sayısı kırk bini geçmiş bulunmaktadır. İsmail Heniyye de bu mektepte yetişmiştir. Daha küçük yaşlarda Siyonistlerin yaptığı zulme şahit olmuş ve yaşadıkları, gelecekte onun İslam davasının liderleri arasında yer almasına vesile olmuştur. Daha ilkokul yıllarında babasıyla gece karanlığında elde fener sabah namazına gidişini şehadetinden önce heyecanla anlatan bir lider olarak zihinlerde yer etti.
Onun dava arkadaşlarından Mervan Ebu Ras’ın anlattığına göre Kur’ân’ı hıfzetmeye değer veriyordu. Asım, Verş ve Hafs kıraatini çeşitli hocalardan öğrenmişti. Sesi güzeldi. Katar ve Türkiye’de bulunduğu sıralarda hafızlığını tamamlamaya çalışmıştı. Mervan, “Onun hafızlığını tamamladığını zannediyorum” dedi.
Mervan’ın anlattığına göre devlet başkanı olduğu sıralarda kendisiyle konuştuğunuz zaman sanki karşınızda sıradan bir adam duruyormuş gibi davranırdı ve üst düzey bir devlet görevlisi (başbakan) olduğunu hissettirmezdi. Ailenizin bir ferdiymiş gibi sizinle muamele ederdi. O, siyasi büyük bir liderdi. Mervan ayrıca şunları aktardı: “Onunla bir arada olamayışıma üzülüyorum. İncelik, nezaket ve güzel ahlakın tüm yönlerini üzerinde taşıyan biriydi. Edeb ve ahlakta bir önderdi. İnsanları ziyaret etmeyi çok önemserdi. Çeşitli etkinliklere katılmayı önemserdi. Bunlar düğün ve taziye gibi etkinliklerdi. Özellikle camilerde gerçekleşen toplantılara katılmak isterdi ve katılırdı. İnsanlar da onu dinlemeyi arzu ederlerdi. Bize Şeyh Ahmed Yasin’in hayatını anlatırken tüm dinleyenleri ağlatmıştı. Onu Ahmed Yasin’in taziyesinde iki saatten fazla süren bir konuşmasında dinlemiştim. Çok etkili bir şekilde anlattı. Şeyh Ahmed Yasin’e sekreterlik yaptığı sırada onun her türlü hizmetini görmüştü. Eliyle ona yemek yedirirdi. Onu oturtmada, taşımada ve sair ihtiyaçlarını görmede ilk sırada o gelirdi. Ona çok hizmet etti. Onun özel adamıydı ve özel görüşmeleri o tertip ederdi.”
“İsmail Heniyye etkili bir hatipti ve üniversite yıllarında yaptığı konuşmalar hâlâ üniversitenin arşivinde ses kaydı olarak saklıdır.”[1]
Onun üniversite yılları oldukça hareketli geçmiştir. Öğrencilere liderlik yapmış, onların dava adamları olması için çaba sarf etmiştir. Gazze’de o günlerde üniversite öğrenci konseyi başkanlığı ona teslim edilmiştir. Gazze İslam Üniversitesi’nde yoğun İslami faaliyetlerde bulunmuştur.
Mezun olduğu dönemde Filistin genelinde Birinci İntifada başlamıştı. İntifada sürecinin aktif katılımcılarından biri olan Heniyye, 1987 yılı sonunda kurulan Hamas saflarına katıldı.
1987 senesinde yaklaşık bir ay tutuklu kaldı. Bu sırada 24 yaşındaydı. Bu onun ilk tutuklanmasıydı ve 1988’de ise altı ay kadar tutuklu kaldı. 1989’daki tutuklanmasında ise Hamas’a mensup olmakla suçlanıyordu. Bu süreçten sonra 1992 senesinde İsrail onu Güney Lübnan’da Mercuzzuhur bölgesine sürgün edecekti.[2] Bu sürgün üç yıl devam etti.[3]
Heniyye sürgünden sonra Gazze’ye döndü. Bu dönüşten sonra Gazze’deki İslam Üniversitesi’nde İslamî kitlenin liderliğine getirildi. Buradaki öğrenci birliğinin aktif bir üyesi olarak görev yaptı.
1997’de Şeyh Ahmed Yasin’in İsrail tarafından serbest bırakılmasından sonra onun ofisinde sekreter olarak çalıştı. Hamas içinde hep siyasi büroda faal oldu.[4] 1999’dan 2004’e kadar, Hamas Genel Sekreteri Şeyh Ahmet Yasin’in özel kalem müdürlüğünü yaptı. 2000’li yılların başında Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırıları artarken İsrail’in hedefindeki Hamas yöneticilerinden biri de Heniyye idi. 2003 yılında İsrail’in Gazze’de düzenlediği bir hava saldırısında elinden yaralandı.[5]
Aralık 2005’te yapılan ve 25 Ocak 2006’da tekrarlanan Filistin Yasama Konseyi seçimlerinde Hamas lideri Halid Meşal’in Şam’da sürgünde bulunmasından dolayı Heniyye listenin en başında yer aldı. Hamas’ın 132 sandalyeden 74’ünü aldığı seçimler sonucunda Heniyye, 16 Şubat 2006’da Hamas’ın başbakan adayı olarak açıklandı. 19 Şubat’ta, ABD ve İsrail’in karşı çıkmalarına rağmen Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas tarafından başbakanlığa atandı.
Onun tanınması 2006 seçimlerinde Filistin hükümetinde başbakanlığı kazanmasıyla oldu. Batılılar burayı Mahmud Abbas’a teslim etmişlerdi. Fakat bir yıl sonra Heniyye’nin başbakanlığı düştü. Çünkü Batı Şeria’daki sulta yönetim, İsrail ve Avrupa onu istemiyordu. Bu odaklar ondan ciddi derecede rahatsız oldular. Bu yüzden hem ABD hem Avrupa Birliği onun bağlı bulunduğu Hamas hareketini terör örgütü diye isimlendirdiler. Onun, Müslümanlar adına başarı elde edeceğini biliyorlardı. Onu ve sahip olduğu yapıyı hedefe koyanlar; Fetih Hareketi, İsrail ve Avrupa oldu. Ezici bir çoğunlukla başa geldiği halde önünü kestiler, resmi kurumları Hamas’a teslim etmediler. Batı Şeria’da asker darbe yaptı. Heniyye’nin Filistin’de mücadele veren hareketlerle arası iyiydi ve bu da Siyonistlerin ve işbirlikçilerinin hoşuna gitmemişti. İsrail onu defalarca tutukladı.
Ekim 2006’da Gazze’de el-Fetih ile Hamas üyelerinin çarpı?malar? s?ras?nda konvoyuna d?zenlenen sald?r?dan sa? kurtuldu. May?s 2007’de ?srail’in evine kar?? d?zenledi?i f?ze sald?r?s?n? atlatt?.
Haziran 2007?de?şmaları sırasında konvoyuna düzenlenen saldırıdan sağ kurtuldu. Mayıs 2007’de İsrail’in evine karşı düzenlediği füze saldırısını atlattı.
Haziran 2007’de Gazze Şeridi’ndeki Hamas ile el-Fetih arasındaki çatışmaların zirveye çıkması üzerine, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas tarafından görevinden alındı.[6] Hamas Gazze’de büyük başarı elde etti ve Siyonist yapıları buradan temizledi. Burası küçük bir İslam devletine dönüştü. Her ne kadar görevden alındıysa da Gazze’deki başbakanlığı devam etti. Çünkü Gazze artık özerk bir devletti ve yönetim hakkı da ondaydı.
Hamas Lideri
2017 Nisan ayında Halid Meşal’den sonra Hamas’ın siyasi büro başkanı seçildi. Bunu hareketin danışma kurulu üyeleri Gazze ve Katar’ın başkenti Doha’da aynı anda yürütülen seçimlerde gerçekleştirdiler. Çünkü Hareket hem Gazze’de hem de Katar’da faaliyet yürütüyordu.[7]
Bir Anketin Sonucu
Filistin halkı Heniyye’yi sevmişti. Yapılan bir ankette şayet seçime gidilirse Mahmud Abbas’ın yüzde 37, İsmail Heniyye’nin ise yüzde 58 oy alacağına işaret edilmişti.[8]
Şükür Namazı
Hamas’ın 7 Ekim sabahında gerçekleştirdiği Aksa Tufanı destanı üzerine İsmail Heniyye secdeye kapandı. Allah, bir zafer nasip etmişti ve Siyonist yapıya büyük bir darbe vurulmuştu. Onlar böyle bir darbeyi beklemiyorlardı. Heniyye o sırada şunları söyledi: “Bizler büyük zaferin eşiğindeyiz. Artık yeter, direnişleri ve devrimleri özgürlük savaşıyla tamamlamak gerekir.” Yukarıda işaret ettiğimiz gibi ortada bir İslam devleti vardı ve bu devletin bir ordusu da vardı. İşte bu ordu işgalcilere, tarihlerinde şahit olmadıkları bir ders verdi.
ABD, 2018 senesinde terörist listesine aldı. Bu tarihten sonra ismi uluslararası sahada sıkça gündeme geldi. Çünkü bu sırada Hamas tarafından İsrailli yüz kişi öldürülmüştü. ABD ise buna karşılık Filistinlilerden 3700 kişi öldürdü.[9]
Oğul ve Torunları Şehit
İsrail kuvvetleri 2024 Nisan’ında üç oğlunun ve dört torununun içinde bulunduğu arabayı hedef aldı. Üç oğlu ve dört torunu şehit oldu.[10] Kendisine şehadet haberi ulaştırılınca o tarihî cümleyi söyledi: “Onların kanı Gazzellilerin kanından daha değerli değildir.” Ayrıca “Ailemizi şehit etmeniz, kararlılığımızı değiştirmeyecektir” dedi.[11]
Onun ikamet yeri olarak Katar ve Türkiye verilmiştir. Zaman zaman Türkiye’ye gelirdi. Daha çok Katar’da ikamet ederdi. Sakin bir adamdı ve mütebessimdi. Konuşması oldukça kuvvetli, açık ve yerli yerinceydi.[12]
Onu ya siyasi bir açıklama yaparken ve yahut hutbe verirken ya namaz kırdırırken ya da bir mitingde halkına konuşma yaparken görürdük. Hayatı büyük bir mücadeleyle geçti. Verdiği bir cuma hutbesinde hararetle Beyt-i Makdis ve Filistinlilerin karşı karşıya kaldığı zulmü dile getiriyordu. Bir bayram hutbesinde ise Kudüs davasının önemine işaret ediyordu. Her hitabında bütün Müslümanların ortak davasına işaret ediyor, ümmeti bu meseleye odaklanmaya davet ediyordu. Bir cuma hutbesinde Filistinli esirlerin durumundan bahsederken şunları söylüyordu:
“Görüşme ve pazarlık için Amerika ve BM’nin kapısında hazır ola girmeyeceğiz.. Devletimiz kurulacaktır. Biz devlet dilenmiyoruz. Gazze’yi özgürleştirdiğimiz gibi diğer Filistin topraklarını da özgürleştirecek ve bu toprakları işgalcinin pençeleri arasından zorla çıkaracağız. Devlet gelecek. Ancak bu, ne Beyazsaray’ın ne de BM’nin kararıyla olacaktır. Devlet, bu mücahit halkla ümmetin kararıyla kurulacak ve bayrağımızı tüm Filistin’de dalgalandıracağız”[13]
Bir bayram hutbesinde ise Abbas yönetimin üç hatasına işaret ediyordu:
“Bu üç büyük hatanın birincisi (Abbas’ın) Siyonist düşmanla yeniden görüşme masasına dönmesidir. Oysa bu görüşmeler bütün olarak da ayrıntılarıyla da Filistin halkı tarafından tamamen reddedilmektedir. Dolayısıyla Filistin halkı adına görüşmelere oturan bir tek kişi bile bulunmamaktadır. Bu yüzden görüşmeler bir sonuca bağlansa bile hiç kimse için bağlayıcı olmayacaktır. Ramallah’taki el-Fetih yönetiminin Ramazan’da işlediği ikinci büyük hata ise dine ve camilere karşı savaş açmış olmasıdır. Böyle bir politikaya Müslüman Filistin halkı karşıdır ve her zaman karşı olacaktır. Üçüncü büyük hatası da işgal altındaki Batı Yaka bölgesinde direnişçi mücahitlerin peşine düşerek onları tutuklamasıdır. Bu tutuklamaları Filistin halkı asla onaylamaz.”[14]
Ve Şehadet
İsmail Heniyye de önceki şehitler gibi hep şehadeti arzuladı. Heniye, İran’da seçimleri kazanan Mesud Pezeşkiyan’ın göreve başlama törenine katılmak üzere Tahran’a geldi ve törende hazır bulundu. Törenden sonra Tahran’ın kuzeyinde bulunan Devrim Muhafızları’na ait askeri lojmana gitti. 31 Temmuz 2024’ün ilk saatlerinde lojmana İsrail Ordusu tarafından yapılan saldırı sonucu şehit edildi. ABD’li yetkililer bu öldürme girişimin kendi bilgileri dâhilinde olduğunu ifade ettiler. Anlaşılan İsrail ile ABD bu işi birlikte gerçekleştirmişlerdi. Bu sırada “İran onu neden korumadı?” sorusu ve daha birçok ihtimal akla geldi.
Tahran’da kılınan cenaze namazından sonra naaşı Katar’ın başkenti Doha’ya getirildi. Burada da cenaze namazı kılındı. Yüz binlerce insan cenazeye iştirak etti.
Eşi cenazesinin başında şunları söyledi: “Demir gibi metanetli olmayı öğütledin bize. Sen bize sabırlı olmayı, çabalamayı öğrettin Hacı. Allah razı olsun, sana rahmet eylesin. Hem dünyalığım hem ahiretliğim. Gazze’nin tüm şehitlerine selam söyle ey sevdiğim…”
Heniyye’nin en büyük oğlu Abdüsselam Heniyye onun şehadati sırasında, “Babam vatan davası boyunca dört suikast girişimine maruz kaldı ama bunları atlattı ve Allah onu bugün her zaman dilediği şehadete ulaştırdı.” dedi.
Bu yolda daha nice şehadet adayları sırada beklemekteler.
Şehide selam olsun.
[1] Mervan Ebu Ras ile özel görüşme, 14-09-2024.
[2] https://www.bbc.com/arabic/articles/crgkye
[3] https://www.bbc.com/arabic/articles/crgkye; w.france24.com/ar/=erişim 15-08-2024
[4] w.france24.com/ar/=erişim 15-08-2024,; ww.mepanews.com/biyografi-ismail-haniye-kimdir-67829h.htm
[5] www.mepanews.com/biyografi-ismail-haniye-kimdir-67829h.ht
[6] https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0smail_Haniye
[7] https://www.bbc.com/arabic/articles/crgkye
[8] w.france24.com/ar/=erişim 15-08-2024
[9] w.france24.com/ar/=erişim 15-08-2024
[10] https://www.bbc.com/arabic/articles/crgkye
[11] www.mepanews.com/biyografi-ismail-haniye-kimdir-67829h.htm
[12] w.france24.com/ar/=erişim 15-08-2024
[13] https://www.tevhidhaber.com/heniyyenin-cuma-hutbesi-80414h.htm, erişim: 23-08-2024.
[14] https://www.tevhidhaber.com/heniyyenin-cuma-hutbesi-80414h.htm.
Prof. Dr. Mehmet Akbaş
