بِسْــــــــــــــــــمِ اﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
Bi Navê Xwedayê Mihrîvanê Dilovîn
Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla
Yeniden bizleri; “Ortak Zemin”de sizlerle buluşturan Rabbimize şükrediyor ve eğitim paradigmamızın Başmuallimi Hz. Muhammed aleyhisselat û wesselama selam ve salât getirerek sizleri muhabbetle selamlıyoruz.
Her sayımızda olduğu gibi çok değerli bir kapak dosyası -Eğitim Konusu ile- karşınıza çıktık. Bu kapak dosyasında çeşitli eğitim modelleri –Hz. Peygamber’in Suffe eğitim modelinden, Nur Eğitim modeline; Eğitimin baş kahramanları öğretmenlerde ideal amaç ve pratik modelinden, evde eğitim modeline varana dek- ile geniş bir yelpazede bir dosya hazırladık. Eğitim anlayışımızda, insanı sadece dünyevi bilgiyle değil, manevi değerlerle de beslemeyi hedefliyoruz. Eğitim, bireylerin yalnızca bilgiyle donatılması değil, aynı zamanda onların ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimlerini de kapsayan bir süreçtir.
Eğitim dediğimizde; Allah’ın Hz. Âdem’e Esma talimi ile başlayan, ardından insanlığa gönderilen 124 bin peygamberin doğrudan talimi ile verilen, zaman zaman Kabil’e verdiği ders ile bilinen kargadan tutun da birçok hayvanın örnek alındığı günümüz teknolojisi ve insan ürünü olan birçok eserin ortaya konulduğu zihinsel ve davranış değişimine götüren süreçten bahsediyoruz. Bu eğitim, sürekli bir değişim ve dönüşüm sürecidir; her dönemin ihtiyaçlarına göre şekillenir, ancak temelde insanın doğruyu bulma arayışını besler.
Belki de içinde yaşadığımız coğrafyanın insanları olarak yaşanılan buhranlardan sıyrılmak veya bir nebze bu buhranı dağıtacak bir eğitim meşalesini yakmak, bir nur gösterebilmek bizi mesrur edecektir. Eğitim, sadece bireyi değil, toplumu da dönüştürme gücüne sahip bir araçtır. Bu vesileyle Rabbimizden niyazımız bu coğrafyayı yeniden Kitabın aydınlığında refaha, feraha, huzura çıkarmasıdır. Ya Rab, tevfikini refik eyle. Âmin.
Yine yazarlarımızdan Dr. Ali İlhan’ın da ifade ettiği gibi bilginin davranışa, ahlaka, eyleme dönüşmesi esastır. Eğitimdeki esas olan, öğrenilen bilgilerin sadece bireysel değil, toplumsal hayatta da değer bulmasıdır. Teorikte değil hayatıyla örnek olacak bir eğitimci ordusuna ve yaşayan ve yaşatacak olan bir eğitim müfredatına belki yeniden, yeni bir eğitim paradigmasına ihtiyacımız var.
Yukarıda arz ettiğim gibi ilk muallimimiz olarak Hz. Allah’ı ve Esma’sının kâinat kitabına tecellisini okumak ve hikmet/ilim, marifetin müminin yitik malı olduğunun bilinciyle her kimden ve nereden gelirse gelsin sahip çıkma düşüncesinde olmamız gerekir. Her bilgi, bir ışık kaynağıdır ve biz bu ışığı her yerden alabiliriz. Yeter ki kutsal değerlerimizle çelişmesin. Bu da dergi içerisinde detaylı olarak karşılaşacağımız üzere taassup üzerine değil medeniyet inşası hedefiyle yol almak gerekmektedir.
Eğitim elbette sadece bir dergi hacmine sığacak kadar sığ bir konu değil. Ama Ortak Zemin’de ortak bir amacın ve hedefe yol işareti olması bizim açımızdan önem arz etmektedir. Bu vesileyle bu zeminde çeşitli fikirlerin ve hedeflerin ortaya çıkmasına katkı sunmamız arzumuzdur. Farklı bakış açıları, daha zengin bir eğitim anlayışına yol açar ve bu, toplumsal dönüşümde önemli bir rol oynar.
Bu his ve duygularla çok kıymetli yazarlarımıza yazma ve anlatma nimetini bahşeden Rabbimizden niyazım biz okuyuculara da okuma, anlama ve yaşama nimetini bahşetmesidir. Bu duygularla sizleri Alim olan Allah’a emanet ediyorum. 34. Sayımızda kavuşmak duasıyla…
