Bi Navê Xwedayê Mihrîvanê Dilovîn
Rahman ve Rahim olan Allah’ın Adıyla
Gönül sıcaklığında samimi/ ihlâslı selamlar yolluyorum o nur gözlü sıcak yürekli siz değerli okuyucumuza.
Durmadık, duramazdık da… Sizler için ama samimiyetle çalışarak yine dolu dolu, zihinleri yoracak yürekleri coşturacak bir mecmuayla karşınızdayız. Elhamdülillah…
Ortak Zemin dergimizin hangi sayısını elinize alırsanız çok önemli bir kapak dosyasını işlediğimizi takdir edeceksiniz ki sizlerden aldığımız o müthiş dönüt ve değerlendirmelerinizle bizi heyecanlandırıp daha bir gayretle çalışmamıza vesile oluyorsunuz. Hepinize şükranlarımızı sunuyoruz.
Bu sayıda ise; her ne yaparsanız, her ne yazarsanız ve her ne konuşursanız kısacası her hal ve etvar ve akvalizin temelinde bulunması gereken, yaşam felsefenizin temelini oluşturan temel bir kavram olan “İHLAS”ı işledik. Kaynağını yine Kur’an’dan alan ve bir surenin de ismi olan “ihlâs”, sözlük anlamıyla ‘Temiz sevgi ve yürekten bağlılık’ ile tanımlanırken İslami literatürde bir işin “Allah rızası için” olmasını ifade etmektedir.
Kur’anda, “iman” etmekten sonra en makbul iş olarak “salih amel”e vurgu yapılır. Salih amel ancak ihlâs ve ihlâs dahi iyi bir niyetle hayat bulacağını unutmayalım. Bundan dolayı günümüz Müslümanları için çok çetin bir imtihan dünyası ve zamanının içinde olduğumuzu unutmayalım. “Şüphesiz Allah, biçimlerinize ve sözlerinize bakmaz, işlerinize ve kalplerinize bakar.” Hadisi biz Müslümanların her zaman hele hele ‘camı bile bile elmasa tercih eden’ sırf dünyaya çalışıldığı çağdaş asırda eylemimiz ile imanımız zıt yönlere hareket etmemesi gerekir. Hayatımıza imanımız yön verirken, imanımızı yaptığımız iş-eylemi sırf Allah rızası için yapıp “ihlâs” ile muhafaza etmeli ve “ihlâs”ı her zaman iyi “niyet” ile korumalıyız.
Bu zamanda tebliğ her mü’mine farz bir görevdir. Ancak tebliğ etmeyi kendine vazife bilmiş ulema ve tabilerinin çok ama çok “ihlâs”lı bir şekilde bu vazifeyi yerine getirmelidirler. Zira “Öylelerine uyunuz ki onlar tebliğlerinin mukabilinde sizden bir ücret istemezler” ayeti, tebliğe gönül vermiş herkes için, tebliğin ihlâslılığına dair mükemmel bir düsturdur. Bu konuda, Hazret-i Peygamber’in, “Ya Rabbi! Beni, sana karşı ihlâslı bir kul yap!” şeklindeki duası çok anlamlıdır.
Ortak Zemin dergisi; gönüllü, istekli, iştiyaklı, heyecanlı, samimi gönüldaş dostların gayretleri ve desteğiyle yayın hayatını idame ettiren kültür ve düşünce mecmuasıdır. Her sayısında olduğu gibi 29.sayısı ile de geleneğin içinden gelip çağdaş asrın idrakine uygun sunumuyla zamanının kültür ve düşüncesine değer katmaktadır.
Ortak Zemin dergisi; hem bir mektep genç yazarlara bir cesaret verirken, hem bir medrese misal efkâra istikamet verir, hem tekke zaviye gibi güzel ahlakı muhkemleştirip, hem bir açık oturum masası gibi hür fikirlerin neşrine zemin bir mecmuadır.
Ortak Zemin dergisi; Kur’anî, aklî ve ahlakî düsturlara muvafık her düşüncenin neşvünema bulması gerektiğini savunan bir mecmuadır.
Ortak Zemin dergisi; tenkid ve öneri düşüncelerinizi dikkate alarak yayın hayatına devam ettiğinin bilgisini okuyucumuzla paylaşarak ve dergimizin zengin içeriğiyle sizi baş başa bırakıp “kulli atin qarib” “her gelecek yakındır.” Kaidesinin gereği olarak bir sonraki sayımızda buluşma, muhabbetleşme umudu ve duasıyla, sizleri Hakim ve Rahim olan Allah’a emanet ediyoruz. Hoşçakalın.. kalın sağlıcakla..
