Close Menu
  • Sayılarımız
  • Editörden
  • Kategoriler
    • Düşünce Deneme Yorum
    • Toplum Aile
    • Edebiyat
      • Öykü
      • Şiir
    • İz Bırakanlar
  • Yazarlarımız
    • Doç. Dr. Cuma Karan
    • Osman Tekin
    • Yunus İpek
    • M.Emin Yıldırım
    • M.Arif Koçer
    • Osman Tunç
    • Selami Yüksel
    • Tüm Yazarlar
  • İletişim
Facebook X (Twitter) Instagram
Ortak ZeminOrtak Zemin
  • Sayılarımız
  • Editörden

    Editörden 33

    25 Nisan 2025

    Editörden 32

    17 Ocak 2025

    Editörden 31

    29 Nisan 2024

    Editörden 30

    29 Mart 2024

    Editörden 29

    28 Şubat 2024
  • Kategoriler
    • Düşünce Deneme Yorum
    • Toplum Aile
    • Edebiyat
      • Öykü
      • Şiir
    • İz Bırakanlar
  • Yazarlarımız
    • Doç. Dr. Cuma Karan
    • Osman Tekin
    • Yunus İpek
    • M.Emin Yıldırım
    • M.Arif Koçer
    • Osman Tunç
    • Selami Yüksel
    • Tüm Yazarlar
  • İletişim
Ortak ZeminOrtak Zemin
Anasayfa»Kategoriler»Kapak Dosyası»Öğrenme Süreci Üzerine Etkili Bazı Faktörler
Kapak Dosyası

Öğrenme Süreci Üzerine Etkili Bazı Faktörler

Ortak Zemin» Ortak Zemin12 Nisan 2025Gûncelleme:5 Mayıs 2025Yorum yapılmamış5 dakikada okunur
Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Paylaş
Facebook Twitter WhatsApp Telegram Email Copy Link

İnsanın nasıl öğrendiğini bilirsek nasıl öğret (n)eceğimizi de biliriz.

Öğrenme, kişinin gözlem, deneyim, etkileşim yolu ile yeni bilgiler edinmesi bu bilgileri zihinde işlemesi ve ihtiyaç halinde hayatına tatbik etmesidir. Öğrenme insanlık var olduğundan bu yana ve kişinin doğumundan itibaren ölümüne kadar kesintisiz devam eden bir süreçtir. “Öğrenme nasıl gerçekleşiyor?” sorusu yüzyıllardır merak edilen bir sorudur. Bu konu üzerine çok sayıda araştırmalar yapılmış birçok kuramlar yazılmış sayılamayacak kadar kitap ve makale yazılmıştır. Bu kuramların detayları, beynin anatomik yapısı veya beyindeki biyokimyasal değişimlerden bahsetmeyeceğiz. Genel kabul görmüş, bilime ve deneye dayanan, tecrübe edilmiş, öğrenme sürecini kısaltan, öğrenilen bilgilerin uzun süre hafızada kalmasını sağlayan bazı faktörden bahsedeceğiz.

Öğrenmenin ve hafızanın yeri neokorteks (beyin kabuğu) ve limbik sistemdir. Kaba tabiri ile beyindir. Beyin ortalama 1.5 Kg ağırlığında %90’ı sudan oluşan bir sinir hücresi ağıdır. Vücut ağırlığımızın yaklaşık olarak %2-3’lük bir oranına sahiptir. Yaklaşık olarak 80-100 milyar sinir hücresinden oluşmuştur. Beynin ağırlığı ve sahip olduğu hücre sayısı ile zekâ arasında doğru orantı şeklinde bir ilişki yoktur. İnsanın doğumundan belli bir süre sonrasına kadar Sinir hücrelerinin gelişmesi devam etse bile yeni bir sinir hücresi oluşmuyor. Sinir hücresinin gelişmesi miyelin kılıf oluşması ve bağlantılarının artması ile olur. Küçük yaşlarda soyut kavramlar gibi bazı bilgilerin öğrenilememesinin bir sebebi de henüz sinir hücresinin yeteri kadar gelişmemiş ve yeteri kadar bağlantılar, köprüler kurmamış olmasıdır.

Beynimiz hakkında kısa bir bilgiden sonra öğrenme üzerine en etkili faktörlerin bir kısmını sıralamaya başlayalım.

  1. Odaklanma: Öğrenme üzerinde en etkili yol odaklanmadır. Beyin her ne kadar birçok bilinçli işi aynı anda yapsa da bu işlerin bazıları reflekstir. Örneğin hem araba kullanıp hem de konuşabilmek. Aslında beyinde tek odak noktası vardır. Odaklandığımızı öğreniriz. Odaklanmadan duyduğumuz gördüğümüz ve diğer duyularımızdan gelen bilgileri algılarız fakat bunlar öğrenmeye dönüşmezler. Odaklanma ve yoğunlaşma arttıkça öğrenmenin hızı artar, süresi kısalır.
  2. Duygu: Bir bilgiye ne kadar duygu katılırsa öğrenme o kadar artar. Bazı bilgilerimiz travmatiktir. Bir kere yaşamışızdır ve asla unutmayız. Aşırı duygu yoğunluğundan kaynaklıdır. Bu duygular beyinde aşırı miktarda iletilere dönüşür. Bu iletiler sayesinde çok sinaptik bölge oluşur ve bu bilgiler çok yerde depo edilir.
  3. Hikâye: Bir bilginin konusu, örgüsü, hikayesi varsa bir de duygu katılmış ise bir kez yaşanması yeterlidir. Bu bilgi de unutulmaz bilgiler arasına girer. Bir şeyler öğrenmeye çalıştığımızda bilgiye ait bir hikâye oluşturabilirsek bu bilgi basit bir bilgi olsa bile zihindeki yerini alacaktır.
  4. Ön bilgi: Bilgi, bilgi üzerine bina edilir. Bir bilgimiz varsa o bilgiyle bağlantılı olarak yeni bilgiler edinmemiz mümkün olur. Bilmediğimiz bir kelime ya da bir cümle bizde ne bir manaya sebebiyet verir ne de herhangi bir bilgi oluşturur. Kişinin alacağı bilgi yaşına ve önbilgilerine uygun olmalıdır. Birinci sınıf öğrencisine henüz rakamları, sayıları öğretmeden dört işlemi öğretemezsiniz.
  5. Gözlem ve Taklit: Öğrenebilen bütün canlılarda gözlem ve taklit ile öğrenme ortak bir özelliktir. Gözlem ve taklitte birçok duygu ve duyu devreye girdiğinden bilginin öğrenilmesi çok kolay ve hızlı olmaktadır. Özellikle küçük yaştaki çocukların en büyük öğrenme şekli gözlem ve taklittir. Küçük yaştaki çocuklar ne anlattığımıza değil ne yaptığımıza bakar ve kopyalarlar.
  6. Merak: Dijitalleşmenin hayatımıza girmesi ile özellikle çocuklarda merak duygusu azalmıştır. “Merak ilmin hocasıdır” mantığı ile merak dikkati ve odaklanmayı artırır. Öğrenme sürecine çok katkı sağlamaktadır.
  7. Aralıklı çoklu tekrar: Sınıf ortamında, bireysel ders çalışmalarında yukarıda zikredilen öğrenmeye yardımcı faktörlerin bazılarının tesiri eksik kalabilir. Öğrencinin gerek sınıf ortamında gerek tek başına alacağı derslerde bilgilerin öğrenmeye dönüşmesi için bu bilgilerin peyderpey tekrar edilmesi elzemdir. Öğrenme, aralıklı çoklu tekrar ile mümkün olacaktır.
  8. Benzerlik farklılık: Hayatında hiç kar yağışı görmemiş fakat yağmura şahitlik etmiş bir çocuk kar yağdığını gördüğünde bunu yağmura benzeterek bu olayın bir hava olayı ve bir yağış çeşidi olduğunu bilir. Zihin bir bilginin başka bir bilgiye benzerliğine ya da farklılığına göre bilgiler arasında bağlar kurar. Yeni bir bilgi kodlamaktansa bilginin var olduğu sinir hücresine bir köprü kurarak o bilgiye ulaşır. Öğreticinin anlatacağı bilgiyi benzerlik ve farklıklara değinerek anlatması öğrencinin öğrenme süresini kısaltır ve bilginin hafızada uzun süre yer edinmesini kolaylaştırır.
  9. Gruplandırma: Beyin benzer bilgileri benzer yerlerde muhafaza eder. Bilgiler ne kadar derli toplu ve birbirleriyle alakalı olursa beyin o kadar az enerji harcayarak bu bilgileri bünyesine katacaktır. Bilgiler karışık düzensiz olduğunda beynin çok farklı yerleri devreye girmeye çalışacağından çok enerji harcaması gerekecek, kafa karışıklığı ve bazen de baş ağrısı olacaktır. Bu karışıklığın devam etmesi halinde etkin öğrenme sağlanamayacaktır.
  10. Kodlama: Lise kimya dersinden hatırlarız. “Hergele Necmi Arsız Karısını Kesti Rendeledi” burada Periyodik tabloda 8A Grubu elementleri olan soy gazların sıralaması olan He, Ne, Ar, Kr, Xe Rn elementleri zikrediliyor. Veya “Fıstıkçı Şahap” örneğinde olduğu gibi üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen unutulmayan bilgiye bir örnektir. Bilgiler tekerleme benzeri kodlamalar ile daha hızlı öğrenilebilir.
  11. Eğlence-oyun: Öğrenme sürecine eğlence ve oyun katılması durumunda çok sayıda duygu ve hormon devrede olacağından hem keyifli bir vakit geçirilmiş hem de oldukça hızlı bir öğrenme sağlanmış olacaktır. Öğreticinin öğreteceği şeyi sevdirmesi öğrenmede oldukça önem arz etmektedir.
  12. Elle yazma: Birçok bilimsel araştırma göstermiştir ki el ve kalem kullanılarak yazılan yazılar tuşa basılarak yazılan yazılardan çok daha fazla öğrenmeye dönüşür. Parmakların çok hassas kas hareketleri, elin kâğıt üzerinde gezmesi, harfi kısa-uzun yazma, yumuşak-sert yazma, parmakların kâğıdı ve kalemi hissetmesi, görme ve aynı zamanda okumanın devrede olması ile alınan bilginin çok sayıda ileti ile beyne gönderilmesi sayesinde elle yazılan yazı, tuşlarla yazılan yazıya göre çok daha hızlı bir şekilde öğrenmeye dönüşür.
  13. Süre: Çocukların genetik, biyolojik, fizyolojik yapıları arasında farklılıklar vardır. Kaçınılmaz olarak bilişsel becerileri arasında da fark olacaktır. Herkes her şeyi öğrenebilir yeter ki yeteri kadar süre verilsin.

Öğrenme sürecini etkileyen daha başka faktörlerden de bahsedilebilir lakin yazının uzamaması adına şimdilik bu kadar yeterlidir. Belki daha sonra uykunun, beslenmenin, dijitalleşmenin, ortak bilincin vb. öğrenme üzerine etkilerinden bahsederiz.

Selam ve Dua ile…

Servet Aktay

Ortak Zemin 33 OZ33 Servet Aktay
Paylaş Facebook Twitter WhatsApp Telegram Email Copy Link
Ortak Zemin
  • Website

İlişkili İçerikler

Editörden 33

25 Nisan 2025

Serlevha 33

24 Nisan 2025

Sürgün, Esaret, Şehadet: İsmail Heniyye

23 Nisan 2025

Türkiye’de Suriyeli Mülteci Olmak

22 Nisan 2025
Bir Yorum Ekle
Leave A Reply Cancel Reply

© 2026 Ortak Zemin. Geliştirici RX.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.