Close Menu
  • Sayılarımız
  • Editörden
  • Kategoriler
    • Düşünce Deneme Yorum
    • Toplum Aile
    • Edebiyat
      • Öykü
      • Şiir
    • İz Bırakanlar
  • Yazarlarımız
    • Doç. Dr. Cuma Karan
    • Osman Tekin
    • Yunus İpek
    • M.Emin Yıldırım
    • M.Arif Koçer
    • Osman Tunç
    • Selami Yüksel
    • Tüm Yazarlar
  • İletişim
Facebook X (Twitter) Instagram
Ortak ZeminOrtak Zemin
  • Sayılarımız
  • Editörden

    Editörden 33

    25 Nisan 2025

    Editörden 32

    17 Ocak 2025

    Editörden 31

    29 Nisan 2024

    Editörden 30

    29 Mart 2024

    Editörden 29

    28 Şubat 2024
  • Kategoriler
    • Düşünce Deneme Yorum
    • Toplum Aile
    • Edebiyat
      • Öykü
      • Şiir
    • İz Bırakanlar
  • Yazarlarımız
    • Doç. Dr. Cuma Karan
    • Osman Tekin
    • Yunus İpek
    • M.Emin Yıldırım
    • M.Arif Koçer
    • Osman Tunç
    • Selami Yüksel
    • Tüm Yazarlar
  • İletişim
Ortak ZeminOrtak Zemin
Anasayfa»Kategoriler»Kapak Dosyası»Evde Eğitim Modeli (Education At Home)
Kapak Dosyası

Evde Eğitim Modeli (Education At Home)

Ortak Zemin» Ortak Zemin14 Nisan 2025Gûncelleme:5 Mayıs 2025Yorum yapılmamış6 dakikada okunur
Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Paylaş
Facebook Twitter WhatsApp Telegram Email Copy Link

Evde eğitim (Homeschooling) uygulaması, zorunlu örgün eğitim çağındaki çocukların eğitimlerinin bir bölümünün ya da tamamının ailesi ya da ailesinin tayin ettiği kişiler (özel öğretmenlerin rehberliğinde) tarafından yürütülmesi olarak tanımlanabilir (Süleyman Nihat ŞAD, 2010). Evde eğitim modeli, devlet okullarına alternatif arayan aileler arasında büyüyen bir trend, özellikle Amerika, Kanada, Almanya, Danimarka ve İngiltere gibi ülkelerde yaygın. Örneğin ABD’de 1 buçuk milyon öğrenci evde eğitim almaktadır (Winstead, 2021). Dünya genelinde hızla yayılan bu modelin tercih edilme sebepleri çeşitlilik göstermektedir. Bunların başında sağlık sorunları, özel ihtiyaçlar, dini veya kültürel nedenler, okullarda öğrencilerin istenilmeyen alışkanlıklar edinmeleri, okullarda hızla yayılan şiddet olayları, ebeveynlerin eğitim sistemini yetersiz görmeleri, ailelerin çocuklarının eğitimlerini daha yakından kontrol etme istekleri gibi faktörler yer almaktadır.

Evde eğitim veren ailelerin çoğunluğu, diğer yöntemlere kıyasla evde eğitimi seçmede birincil faktör olarak eğitim özgürlüğünü belirlemektedir (Winstead, 2021). Bu aileler, Formal eğitimin çocukların özgürlüğünü elinden aldıklarını ve belli zaman, yöntem ve kişiler tarafından verilen eğitimin kişinin özgür ve özgün kişiliğine uymadığını düşünmektedirler.

Yapılan bir ankete göre evde eğitimin en büyük nedeni “dini veya ahlaki eğitim vermek”. %94’ü bunun çok önemli veya gerekli olduğunu söylüyor. Üçte biri çocuklarının ne öğrendiğiyle ilgili endişelerini dile getirdi; %28’i diğer okullardaki akademik eğitimden memnun olmadığını bildirdi; %16’sı belirli bir ahlaki/dini ortam sağlamak istedi ve diğer %16’sı diğer öğrencilerle olumsuz sosyal etkileşimlerden bahsetti.

Başka bir ankette, ebeveynlerin %70’inin devlet okullarının başarısız olduğuna inandığını ve seçenekleri olsaydı evde okulu seçeceklerini ortaya koydu. Şu anda çocuklarına evde eğitim veren ebeveynlerin %75’inin “bu düzenlemeyi sürdürmeyi planladığını” belirttiklerini ve ankete katılanların yaklaşık yarısının (%47) kendi bölgelerinde özel veya dini okullar daha kolay erişilebilir olsa bile evde eğitim göreceklerini belirtti.

Daha bireyselleştirilmiş bir eğitim arzusu, bir başka popüler neden. Ray araştırmasına göre, evde eğitim gören ebeveynlerin %75’i yerel okullarının tek cinsiyetli sınıflar veya okullar sunmasını, %66’sı daha küçük sınıflar ve %55’i yerel okullarının üstün zekalılar ve yetenekliler için hızlandırılmış öğrenme fırsatları sunmasını dilediklerini belirtti. Hem Hristiyan (%87) hem de laik ev okulu öğrencilerinin (%71) çoğunluğu, diğer yöntemlere kıyasla evde eğitimi seçmede birincil faktör olarak eğitim özgürlüğünü belirtmektedir. Yine de en yaygın nedenler, dini veya ahlaki eğitim vermek (%94), diğer okullarda akademik eğitimden memnuniyetsizlik (%28), belirli bir ahlaki/dini ortam sağlamayı istemek (%16) ve diğer öğrencilerle olumsuz sosyal etkileşimler idi. (%16) (Winstead, 2021)

Evde eğitimin uygulamasında öncelikle, çocukların eğitime karşı motivasyonlarının arttırılması gerekmektedir. Bunun için öncelikle ebeveynlerin çocuklarına karşı tutumlarının olumlu olması ve çocuklarının günlük eğitim süreçlerine katılmalarını desteklemeleri gerekmektedir. Ayrıca, çocukların erişebilecekleri farklı kaynaklar ve öğrenme ortamlarının oluşturulması da önemlidir. Ebeveynlerin çocuklarının zihinsel ve ruhsal gelişimlerini destekleyebilecek etkinlikler gerçekleştirmeleri ve çocuklarının günlük eğitim süreçlerini kontrol etmeleri de önemlidir. Çocukların eğitim sürecine katılımını teşvik etmek için ödül ve cezaların uygun bir şekilde uygulanması da önemlidir.

Çocuklar; kapalı mekanlarda, dizaynı resmi kurumlar tarafından oluşturulmuş ve resmi bir plan/programa göre ayarlanmış bir ortam yerine, hayatın, doğanın içinde yaşayarak, yaparak ve deneyip yanılarak da öğrenebilirler.

Çocukların kısıtlı alanlar yerine zengin çevrelerde yaşaması onların beyinlerinin gelişimini doğrudan etkiler. Bu konuda yapılmış fare deneylerinde iki farklı kafes ayarlanmış bir kafes oyuncaklarla ve koşma çemberiyle donatılmış diğeri ise boş bırakılmıştır. Sonuç olarak çevre şartları daha çeşitli olan farelerin beyninin yapısal olarak daha çok geliştiği görülmüştür (Derman, 2021).

Beş çocuğuna da okulsuz eğitim veren çocuk doktoru Kathleen Berchelmann, evde eğitim vermesinin şu avantajlarından faydalandığını söylüyor:

  • Okulsuz eğitim daha az zaman kaybı yaşatıyor. Okula ulaşmak için serviste/arabada geçen zaman ve sonra dönünce ödev yapmakla geçen zaman sizin oluyor.
  • Çocuklar evde akademik olarak daha fazla gelişim gösteriyorlar.
  • Evde eğitim zor değil ve hatta eğlenceli. Esnek bir zaman planlamasına kavuştuk.
  • Çocuklar okula gitmeden de spor, sanat gibi kamu hizmetlerinden yararlanabiliyor.
  • Evde eğitime geçtiğimizden beri annelikten çok daha fazla keyif alıyorum. Önceden kendimi sadece bir okul servisi, ev ödev kontrolörü, aşçı ve denetçi gibi görüyordum.
  • Çocuklara artık daha az bağırıyoruz. Sevgiye dayalı bir otoritemiz oluştu.
  • Çocuklarımıza günlük yaşam becerilerini aktarabiliyoruz. Küçük çocuklar büyük çocuklardan öğreniyorlar. Bu verimlilik sağlıyor.
  • Daha az para harcıyoruz. Özel okula göndermek, servis parası vermek ya da bir bakıcı tutmak zorunda değiliz.
  • Akran baskısının yerine çocuklarımız daha sağlıklı sosyalleşebiliyor. Video oyunları, abur cuburlar gibi okulun kötü etkilerinden de korunuyoruz.
  • Bir yerlere yetişmek için acele etmek zorunda değiliz. Çocuklar yeteri kadar uykularını alıyorlar. Ayrıca kahvaltılarımız, gün içerisinde yapacaklarımızı birlikte planladığımız harika zamanlara dönüştü.
  • Çocuklarımıza kendi değerlerimizi aktarabiliyor, bu noktada istediğimiz konuyu daha fazla işleyebiliyoruz. Kötü alışkanlıklardan çok çabuk kurtulduk.

Şimdi normal olanın örgün eğitim olduğunu kanıksadığımız modern eğitim kurumlarının sadece son iki yüzyılda kurumsallaştığını düşünürsek, evde ebeveynlerin önderliğindeki öğrenme biçimi aslında çok daha eski bir gelenek.

Ev okulunda çocuklarına koçluk yapan aileler, nasıl okul öncesinde onlara konuşmayı, hayatlarını idame etmeyi öğretiyorlarsa, okul çağında da her şeyi aynı esneklikle ve gündelik hayat içinde öğretebildiklerine inanıyorlar (Derman, 2021).

Çeşitli kaynaklarda alıntıladığım bilgilerle birlikte hepimiz çocuklarımızın sağlam karakterli, inançlı, özgüvenli, girişimci bir insan olmasını istiyoruz. Sanata, şiire, bilime, spora, ticarete, siyasete, dine, sosyal alan uzmanlığına, zanaatkarlığa uygunluğunu, çocuğumuzun, kendisinin farkına varmasını isteriz. Mevcut eğitim sisteminin temel amaçları kanunlarda yazmaktadır. Bu amaca uygun bireyler yetiştirmemiz gerekmektedir. Öncelikle hedef belli, yöntem belli ve sonuç bellidir. Peki, bu yapılandırılmış süreç insanın fıtratına uygun bir yöntem midir? Yaklaşık her yıl okullarda 15 milyon öğrenci okumaktadır. Bu devasa kitle, en az 12 yıl boyunca inanılmaz paralar harcanarak, devletin kanunlarda belirlemiş olduğu üç beş maddelik temel amaca göre bir kalıba sokulmaya çalışılmaktadır. Bu da eğitim sisteminin verimsiz olmasına ve çocukların çoğunun kötü sonuçlarla karşılaşmasına sebep olmaktadır.

Türkiye’de birçok ebeveyn çocuklarını Açık Öğretim Lisesine kaydetmektedir. Bunun en temel sebebi öğrencinin başarısız akademik durumudur. Ama diğer önemli sebep ise okullara yönelik artan olumsuz bakış açısı yani güvensizliktir. Sadece ahlaki ve güvenlik kaygıları değil aynı zamanda akademik beklenti kaygısı da insanları açık öğretim sistemine mecbur bırakmaktadır. Açık öğretim modeline rağbet tesadüfi değildir. Demek ki insanlar örgün eğitimden umdukları sonuçları elde edememektedirler. Fakat, Açık öğretim modeli evde planlanmış eğitim modelinin yanında basit kalmaktadır. İnsanlar iyi planlanmış ve ekonomik engel içermeyen evde eğitim modeli ile çocuklarını geleceğe daha iyi hazırlayabilirler.

Evde eğitim modelinde daha az stres kaynakları mevcuttur. Bu yöntemle, öğrencilerin sınıfta kişilik yapılarından kaynaklı bazı özellikler nedeniyle başarısız olmalarının önüne geçilir. Haksız sınıf içi rekabet ve yanlış öğretmen tutumundan kaynaklanan sebeplerden dolayı öğrencinin sürekli ya da kısmi motivasyon kaybı yaşaması da engellenebilir. Okulda geçirilen zamanın büyük bir kısmı vakit kaybıdır. Aileler çocuklarıyla daha fazla zaman geçirerek bu problemi ortadan kaldırabilirler. İnsanlar çocuklarını eğitmek için bazı binalara ve devletin belirlemiş olduğu eğitmenlere mecbur kalmamış olurlar. Alternatif eğitmenler, yapılandırılmamış mekanlar ve zamanlar öğrencinin öğrenme isteğinin devamlılığını sağlayabilirler. Okullardaki kapalı mekanlarda ortaya çıkan olumsuz psikolojik durumların da önüne geçilebilir. Çocuklar ailelerinin çalışma alanlarında da bilgi ve becerilerini artırabilir. Çocukların hayata erken dahil olması ve bununla birlikte öğrenmenin daha uzun zamanlara yayılması ve daha uygulanabilir hale getirilmesi bu yöntemle mümkündür.

___________________

Derman, Y. (2021). http://yesilderman.com.tr/2021/08/01/turkiyede-okulsuz-egitim-veya-ev-okulu-mumkun-mu/. http://yesilderman.com.tr/. adresinden alındı

Süleyman Nihat ŞAD. (2010). Evde Eğitim. Milli Eğitim Dergisi.

Winstead, M. (2021). https://www.iienstitu.com/blog/evde-egitim-devrimi-homeschooling. https://www.iienstitu.com. adresinden alındı

 Uzm. Psikolojik Danışman Ömer Açıkgöz

Ömer Açıkgöz Ortak Zemin 33 OZ33
Paylaş Facebook Twitter WhatsApp Telegram Email Copy Link
Ortak Zemin
  • Website

İlişkili İçerikler

Editörden 33

25 Nisan 2025

Serlevha 33

24 Nisan 2025

Sürgün, Esaret, Şehadet: İsmail Heniyye

23 Nisan 2025

Türkiye’de Suriyeli Mülteci Olmak

22 Nisan 2025
Bir Yorum Ekle
Leave A Reply Cancel Reply

© 2026 Ortak Zemin. Geliştirici RX.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.