Ben Talha, Diyar-ı gurbette muhacir bir anne-babanın oğluyum. Benim adım Talha, babam bu ismi niçin koymuş bilmiyorum. Belki büyüdüğümde öğrenirim Talha’nın anlamını veya nereden geldiğini. Talha Bin Ubeydullah diye meşhur bir sahabenin olduğunu siz büyüklerin bana söylemesi veya sorması üzerine öğrenirim.
Ben 6 yaşında bir çocuğum. Evet, doğru duydunuz 6 yaşında ve çocuk. Benimle istediğiniz şeyi konuşabilirsiniz. Ben size hep doğruyu konuşurum. Tatlı tatlı sohbetimin olduğunu söylerler hep. Tabii benimle sohbet etmek isteyenlere tatlı gelir.
6 yaşındayım bugün. Belki ben de sizler gibi büyürüm bir gün. Ama onu –büyümeyi- düşünecek zamanım da yok. Zaten zihin haritamda da “büyüklüğün” çok küçük bir yeri var.
Küçük bir çocuğum dedim ya, aklımdan ve zekâmın ileri düzeyde olduğundan sanmıyorum ama bana karşı sevgiyle yaklaşan insanlardan daha çok hoşlanıyorum. Hem onlarla zaman geçirmek, oyun oynamak bana çok zevk veriyor, eğlenceli..
Haa, sen de üzülme ismini vermeyeceğim “X” amcalar/abiler “Y” teyzeler/ablalar sizler beni “yaramaz” diye tanımladınız ya, hatta bana hep kızdınız ve kızmak istediniz ya, belki benden dolayı annemi-babamı da üzdünüz ya, bütün bunlara rağmen bizim eve geldiğinizde evdeki neşemden sizinle de paylaştım. “Hoşgeldiniz!” dedim. Sizin çocuklarınızla oynamak istedim sadece.. Ama zannediyorum siz bunu anlamadınız veya anlamak istemediniz.
Ben hiç kötülük düşünmedim. Ben de sizin gibi “büyük beden” sahibi olunca, çocukları kovmayı hiç düşünmedim. Yaptığınız bütün yanlış davranışlarınızı rüzgâra teslim ettim. Dünyamızın –çocuk dünyası- dışına götür dedim. Onun için beni hiçbir zaman size kızgın göremezsiniz. Ama Keşke beni biraz daha anlamış olsaydınız.
Neden beni biraz daha anlamış olsaydınız diyorum biliyor musunuz?
Çünkü ben 6 yaşındayım bugün. Adım da Talha.. Size çok tekrar ettim ismimi kusura bakmayın, ben çocuğum ondan…
Bugün 6 yaşındaki Talha iken belki ben de büyür 16 yaşında daha büyür 26 yaşında ve öylece düşünen okuyan hayata daha farklı değer katan bir insan olurum. Sizler yaşlıca olduğunuzda ben ve çocuklarım size “Merhaba Amca”, “Nasılsın Teyze?” diye selam verir, hal hatırınızı sorarız… Otobüste size yerimizi veririz.
Sizler gibi çocukları seven, bazen bazılarınız az sevse de bu dünyada büyüdünüz ya biz de büyürüz.
Evet, ben Talha, 6 yaşındayım ve çocuğum ve dünyalıyım. Beni siz iyi düşünmeseniz bile güzel ifade ettiğiniz “hareketli” olmam normal biliyor musunuz? Bakın size anlatayım: Dünya benden çok hızlı ve hareketli ve ona yetişmeye çalışıyorum. Onun için ey büyük! Yoluma engel olma. Bana yol aç, yollar yap bana ki özgürlüğümü doya doya yaşayayım bugün. Benim oyun oynamama engelleri kaldırın. Başta kendinizi -siz büyükler- yoluma engel olmayı bırakın. Ben olmasaydım hayatınızın baharları yaprak döker, meyve vermeden kurumaya yüz tutardınız. Neden mi acaba? Ben günde 400 defa gülerken sen kırk yaşındaki ey büyük! Günde 4 defa ancak gülebiliyorsun. Demek Ben -Talha Çocuk- olmazsam batnındaki çirkinlikler, yüzüne aksedecek, hayat sana zehir olacak.
Ben Talha… Koca yürekli küçük çocuk! Ve siz belinizdeki günahla “yay”lanmış büyük insan! Şunu bilin ki ben çocuğum “minyatür büyük” değilim.
Benim günahım yok!
Benim suçum yok!
Ben Fıtrat çocuğuyum. Ben yaratılışımın çizdiği haritayı dokuyorum. Sen beni “terbiye” etmeye çalıştıkça yolumu şaşırıyorum.
Bana sık sık kullandığın;
Yaramazlık yapma!
Şımarma!
Uslu dur!
Akıllı dur! Vs bu kavramları bilmiyorum, anlamıyorum.
Hani size güzel bir öğütte bulunmuştu ya Hz. Ali: “Çocuklara asil bir insana yaklaşır gibi yaklaşın.” ama çoğunuz bunu beceremediniz. Hem de bana karşı çoğunuz sınıfta kaldınız. Sizi bir gün Hz Ali’ye şikâyet edeceğim.
Sen ey büyük gövdeli insan, sana bilmediğin ve biliyorsan da hayatında uygulamadığın ve bilmen gereken birkaç hatırlatmada/ uyarıda bulunacağım, kulaklarınızı beş açın.
1- Günde benim gibi 360.000 çocuk dünyaya gelir ve dünyanıza oksijen/ hayat/ nefes/ canlılık/ güzellik/ tebessüm… sunarız.
2- Ben çocuğum çocuk, yontulması gereken bir varlık değilim.
3- Siz büyükler, anne babalar, arzu ve isteklerinizi bize yüklemeyin.
4- Eğer beni (ve benim gibi çocuk olan arkadaşlarımı) yontar tahtaya çevirirseniz hepimiz birbirimizin aynısı oluruz. Ve Hayat anlamsız olur. Fakat her birimizi birer ayrı ayrı ağaçlar olarak görürseniz hayat daha güzel olacaktır.
5- Çocuk dilini öğrenin! Sizin “Dil-düşünce eksikliği ve zihinsel beceri” diye sayabileceğimiz 3 engeliniz var. Bu engelleri aşmaya çalışın ve bir an önce “çocukça”yı öğrenin.
6- Şunu unutmayın ki siz büyükler çok bencilsiniz. Zira nüfusun % 15’i Biz günahsız tertemiz çocuklardan oluşurken, dünyayı sadece kendiniz için dizayn ettiniz. Ben 4-5 yaşına kadar hapis denilebilecek bir evde yaşadım biliyor musunuz? Pencerelerin yüksekliği, kapı kolları, lavabolar v.s. her şey siz koca insanlar için..
7- Şunu da bilin günde 360.000 çocuğun bu dünyaya gönderilmesi ile Allah sizin maddi dünyanızı temizlediği gibi manevi dünyanızı da temizlemek istiyor. Günahlarınız ile kirlettiğiniz dünyayı ismet sıfatına haiz biz çocuklarla dünyanız nispeten arındırılıyor. Size, biz çocukları gönderdiği için Allah’ın bu dünyadan umudunu kesmediğini gösteriyor sizlere. Evet, büyük insan Allah senden umudunu kesmeden sen de nice Talha’ların kıymetini bil ve kendini düzelt.
8- Benim, senin gibi gördüğümü düşünüyorsan yanılıyorsun ve hem hastasın “Çocuk Körlüğü” hastalığı sana da bulaşmıştır bir an önce tedavi ol.
9- Yine sizi uyarmak istiyorum büyükler! Çay-kahve sohbetlerinizde rahat sohbet/keyif etmek istediğiniz için bizi mahkûm ettiğiniz televizyon, tablet ve telefonlarda (3T) her şeyi yapan kahramanlara bağlanıyoruz. Çünkü biz çok şeyi yapamıyoruz.
10- Unutmayın şunu ki bizim sahibimiz sizler değilsiniz. Biz size misafir geldik 5-10 sene sabredin zaten biz kendimiz gideriz artık.
11- Ben çocuğum dedim ya, ben oyun oynadıkça gelişirim. Ve şunu da bilin ki bana en iyi gelen beni iyileştiren İlacım oyundur.
Sadece oyunla çocuk iyileşir mi dersiniz? Evet…
12- Ey büyük, sana bir soru: Çocuğun bağırsakları uyarı verince neden tuvalet izni veriyorsun da vücudun geri kalan kısmı “Hareketim Geldi” deyince neden engel oluyorsun?
13- Benimle göz teması kurun, bana zaman ayırın, benimle zamanınızı geçirin ki hep beraber mutlu olalım. Hem siz bizi hatırladıkça biz de sizi unutmamış oluruz.
14- Çocuk edebiyatı yapıp bizi tanımlamayın, bizi anlayın yeter. Bunun için size birkaç kitap ve film tavsiye edeceğim bunlarla belki kendinizi ve bizi daha iyi tanırsınız. İyi okumalar, iyi seyirler dilerim.
KİTAPLAR
- Zor Çocuk
Dr. Ross W. Greene - Çocuk Yetiştirme Sanatı
Christopher Green - Cahil hoca
Jacques Ranciere - Yetişin Çocuklar
Prof. Dr. Selçuk Şirin - Geliştiren Anne Baba
Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu - Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuklar
Dr. Bruce D. Perry - Çocuk Psikolojisi
Prof. Dr. Haluk Yavuzer - Yaramaz Çocukları İlaçlamayın
Mutluhan İzmir - Çocuğunuzun Beynine Hoş Geldiniz
Sandra Aamodt - Oyun Oynama Sanatı
Aletha Solter
FİLMLER
1-yeryüzü yıldızları (Her Çocuk Özeldir)
2- Black
3- İmparatorlar kulübü
4- Cennetin çocukları
5- Sevginin Gücü
6- Karga Yumurtası
7.Can Dostlar
8.Hachiko: Bir Köpeğin Hikayesi
9.Hıçkırık
10.Mucize / Stephen Chbosky
