Close Menu
  • Sayılarımız
  • Editörden
  • Kategoriler
    • Düşünce Deneme Yorum
    • Toplum Aile
    • Edebiyat
      • Öykü
      • Şiir
    • İz Bırakanlar
  • Yazarlarımız
    • Doç. Dr. Cuma Karan
    • Osman Tekin
    • Yunus İpek
    • M.Emin Yıldırım
    • M.Arif Koçer
    • Osman Tunç
    • Selami Yüksel
    • Tüm Yazarlar
  • İletişim
Facebook X (Twitter) Instagram
Ortak ZeminOrtak Zemin
  • Sayılarımız
  • Editörden

    Editörden 33

    25 Nisan 2025

    Editörden 32

    17 Ocak 2025

    Editörden 31

    29 Nisan 2024

    Editörden 30

    29 Mart 2024

    Editörden 29

    28 Şubat 2024
  • Kategoriler
    • Düşünce Deneme Yorum
    • Toplum Aile
    • Edebiyat
      • Öykü
      • Şiir
    • İz Bırakanlar
  • Yazarlarımız
    • Doç. Dr. Cuma Karan
    • Osman Tekin
    • Yunus İpek
    • M.Emin Yıldırım
    • M.Arif Koçer
    • Osman Tunç
    • Selami Yüksel
    • Tüm Yazarlar
  • İletişim
Ortak ZeminOrtak Zemin
Anasayfa»Kategoriler»Toplum Aile»Aile Görünümlü Enkazlar: Aile Dediğimiz
Toplum Aile

Aile Görünümlü Enkazlar: Aile Dediğimiz

Ortak Zemin» Ortak Zemin17 Ocak 2025Gûncelleme:13 Mart 2025Yorum yapılmamış3 dakikada okunur
Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Paylaş
Facebook Twitter WhatsApp Telegram Email Copy Link

Bireylerin aile kurma yolunda “evlilik ciddi bir müessesedir” lafına zannediyorum ki her birimiz aşinayız… Peki ya sonrası?

Ciddiyet mi bozuluyor yoksa müessese mi? Sorumluluklarımızı bilmiyor muyuz? Yoksa onlardan kaçıyor muyuz? Çocuklarımızı kim yetiştiriyor? Biz mi yoksa içinde kayboldukları mı? Tüm bu sorulara cevap verirken, “anne olun, baba olun ve sonra çocuk olun, son olarak geri çekilip yalnızca izleyici olun ve bu enkaz görünümlü ailelere şahit olun…”

Aile değerlerimiz bizi biz yapan kültürlerimiz ve yanı başında çürük, kokuşmuş, bilhassa modern hayatın yenilik diye önümüze sunduğu prensipler…

Evlilik karşılıklı anlaşma, hayatı paylaşma ve müşterek bir yaşamdır.

Kadın yapı itibariyle kırılgan ve narindir, bu yüzdendir erkeğin evin direği olması. Korunması gereken kadındır, öyle ki kadınlara ve çocuklara dokunmamak savaş ahlakıdır. Döndürüp dolaştırıp kadını gündem ortasına atmak ve eşe itaati azaltmak, kadın hakları altında yapılan propagandalar, kadını yüceltmez! Kadının değerini bilmek için batının sapkın kimliğinden özenti kavramlar getirmeye gerek yoktur. İslam gereken kıymeti Cenneti annelerin ayakları altına sererek vermiştir. Örnek alınması gereken ekonomik özgürlüğünü eline alıp “ben özgür bir kadınım hesap vermek zorunda değilim” diyen asi eş değil, kocasından müsaade istemeden evine Hz. Fatıma’yı almayan ve eşinden izin almadan Peygamber torunları Hasan ile Hüseyin’i evinde ağırlamayan en nihayetinde Peygamber efendimizin cennetle müjdelediği kadındır. Örnek eşi, örnek kadını, modern çağın lüks teknolojisinden değil, Asr-ı Saadet evlerinde buluruz.

Sahi teknoloji demişken teknoloji bize ne yapıyor? Bu uzay çağı, bu konuşmayı sökmeden interneti çözen çocuklarımız, ne yapıyorlar?

Şimdi biraz düşünelim. Güzel bir akşam güzel bir sofra, aile fertleri sofranın başına dizilmiş, evin annesi sıcacık yemekleri dolduruyor, evin babası günün tüm yorgunluğuna rağmen çocuğunu ilgiyle dinliyor ve sonra diğerine dönüp gününün nasıl geçtiğini soruyor…

Ne kadar da basit bir betimleme değil mi? lakin bir o kadar huzurlu… Şimdi dönün ve kıyaslayın sizin akşam yemekleriniz nasıl geçiyor?

Şimdi biraz gerçeklerden bahsedelim. Yorgunluğunu atamayan baba yemeğin, tuzuna, sofranın suyuna, tatlının muzuna bahane bulur, heyecanını içinde biriktiren çocuk elindeki telefona gömülmüş durumda, anne yemekleri koyar memnuniyetsizliğe alışık sakince yemeğini yer kalkar ve bu hal bazen sakince değildir; evin küçük çocuğunun sorduğu sorulardan bıkılmıştır, azarlanan çocuk keşfetmeye çalıştığı dünyayı anlamayınca hırçınlaşır ve herkes sofradaki görevini tamamlayıp kalkar.

Aile bu mudur? Gerçekten bu kavramın içi böyle mi dolar? Televizyon karşısında kumandaya yapışık el çocuğunun saçlarını okşaması gereken el değil midir? Rahat üslubu ve asi tavırlarıyla klavyeyi parçalarcasına oyun oynayan çocuk keşfedilecek kitapları keşfedip taze zihnine yeni fikirler oluşturmuş mudur? Telefon kullanırken on parmağında on tuş kızlarımız annesine yardım etmesi gerektiği vakitte aynı beceriklikte midir? Dizi karşısında çekirdek yiyip oyasını işleyen anne değil midir çocuğuna rol model? Peki, tüm bunlardan sonra ektiğimize bakmayıp biçtiğimizden şikâyetçi olmamız ironi değil mi? Biz geleceğimizi, çocuklarımızı nasıl yetiştiriyoruz, zihinleri ne ile dolu, hayat gayeleri var mı? Amaçları ne? Hayalleri ne? Onları doğru yönlendiriyor muyuz?

Hulasa-ı kelam; çocuklarımızın tap taze akılları ve tertemiz zihinleri var ve boş kaset misali gördüklerini, duyduklarını hızlıca kaydedebiliyorlar. Onların bilinçaltlarını kirletmek, teknolojiye gömülmelerine izin vermek, onun zeki bir çocuk olabileceği anlamına gelmez. Onların farkına varın, onlara doğruyu yanlışı ayırt ettirin ve onlara gerçek bir yuva verin, aksi taktirde o birey yetişip, aynı bozuk düzeni döndürmeye devam edecek ve biz bu enkazları konuşmaya devam edeceğiz ismine “Aile”! diyerek. “Kuran’ın edebiyle edeplenmeyenin zamanın te’dibiyle müeddep olunacağı” hakikatini unutmayalım.

Kübra AÇAR

2025 Ocak 32. Sayı Kübra Açar Ortak Zemin Ortak Zemin 32 Toplum Aile
Paylaş Facebook Twitter WhatsApp Telegram Email Copy Link
Ortak Zemin
  • Website

İlişkili İçerikler

AİLE İLE MUTLULUK

1 Eylül 2025

AHIRZAMANDA GENÇLIK

1 Eylül 2025

EVLİLİĞİN HİKMETİ AİLE OLMA ŞUURU

1 Eylül 2025

Editörden 32

17 Ocak 2025
Bir Yorum Ekle
Leave A Reply Cancel Reply

© 2026 Ortak Zemin. Geliştirici RX.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.