Close Menu
  • Sayılarımız
  • Editörden
  • Kategoriler
    • Düşünce Deneme Yorum
    • Toplum Aile
    • Edebiyat
      • Öykü
      • Şiir
    • İz Bırakanlar
  • Yazarlarımız
    • Doç. Dr. Cuma Karan
    • Osman Tekin
    • Yunus İpek
    • M.Emin Yıldırım
    • M.Arif Koçer
    • Osman Tunç
    • Selami Yüksel
    • Tüm Yazarlar
  • İletişim
Facebook X (Twitter) Instagram
Ortak ZeminOrtak Zemin
  • Sayılarımız
  • Editörden

    Editörden 33

    25 Nisan 2025

    Editörden 32

    17 Ocak 2025

    Editörden 31

    29 Nisan 2024

    Editörden 30

    29 Mart 2024

    Editörden 29

    28 Şubat 2024
  • Kategoriler
    • Düşünce Deneme Yorum
    • Toplum Aile
    • Edebiyat
      • Öykü
      • Şiir
    • İz Bırakanlar
  • Yazarlarımız
    • Doç. Dr. Cuma Karan
    • Osman Tekin
    • Yunus İpek
    • M.Emin Yıldırım
    • M.Arif Koçer
    • Osman Tunç
    • Selami Yüksel
    • Tüm Yazarlar
  • İletişim
Ortak ZeminOrtak Zemin
Anasayfa»Kategoriler»Düşünce Deneme Yorum»Yazmak
Düşünce Deneme Yorum

Yazmak

Ortak Zemin» Ortak Zemin17 Ocak 2025Gûncelleme:13 Mart 2025Yorum yapılmamış2 dakikada okunur
Facebook Twitter Email Telegram WhatsApp Copy Link
Paylaş
Facebook Twitter WhatsApp Telegram Email Copy Link

Ruhların bedenlere tutsak edildiği bir çağda, kalemi eline alıp yazmak, ruhları derin uykusundan uyandırabilmektir. Ruhların mahkûm edildiği sessizlik hücrelerinin parmaklıklarını kırabilmektir.

Tarih boyunca insanoğlunun edindiği bilgileri, tecrübeleri kaybolma ve gelecek nesillere aktarma kaygısından yazının doğduğunu söyleyebiliriz. İnsanoğlu durmadan yazmış ve yazılan bu yazılar hem devrinin insanları hem de gelecek nesiller için geçmişi geleceğe yansıtan bir ayna olmuştur. Durmak bilmeyen bu yazma serüveni de günümüze kadar devam edegelmiştir. Peki, yazmanın altında yatan temel sebep neydi? Bu soruya tek bir cevap vermenin mümkün olmadığı görünebilir. Çünkü bir şair için duygularını kelimelere sığdırmak, bir bilim insanı için araştırmalarını kayıt altına almak, bir gazeteci için güncel olayları insanlara aktarmak vs.; yazı yazmanın tek bir anlamla ifade edilemeyeceğini, yazanın durumuna, yaşına, ruh haline göre değişebileceğini gösterebilir. Ama bana kalırsa yazmanın altında yatan temel sebepler şunlardır: İnsanın içinden çıkamadığı yalnızlığını başkalarıyla paylaşma isteği, evrende var olduğunu kanıtlama ve iz bırakma isteği.

Hepimiz yaşadığımız acılar, felaketler, aşklar, sevgiler ve dostluklar nispetinde hayata bakar ve hayata anlam katmaya çalışırız. Hayata kattığımız bu anlamlar içimizde kaynayan su misali kabına sığamaz ve dışarı sızmak ister. Yazmak da içimizden dışarı sızmak isteyen anlamların kâğıda dökülme durumudur. Utangaçça yüze söylenilmeyen bir aşkın tanımını en güzel yazmakta bulabiliriz. Ezilmişlikten, sefaletten bıkmış birinin korkmaktan dile getiremediği feryadını yine yazmakta bulabiliriz. Kısacası yazmak hayata dört elle tutunmaya çalışanların teselli aracıdır.

Yazmak içimizdeki haklı isyanın, söylemekten korktuğumuz duygularımızın kelimelere sığdırılarak hunharca kâğıda dökülmesidir, geçmiş ve gelecek tüm insanlığa ‘ben burdayım’ diyebilmenin seslenişidir, kalbimizin biriktirdiğimiz acılarımıza karşı bir başkaldırısıdır. Kısacası yazmak evrende var olduğumuzun kanıtıdır.

“Bir ‘ yazar ’ olmak yerine yazmakta olun. Bir ‘yazar’ olmak durgun olmak demektir. Yazı yazma eylemi hareket, aktiflik, yaşam içerir. Hareket etmeyi bıraktığında, ölüsün demektir. Okumayı öğrendikten sonra, hiçbir zaman yazmaya başlamak için çok erken değildir.” (William Faulkner)

Serhat ALPAR

2025 Ocak 32. Sayı Deneme Düşünce Ortak Zemin Ortak Zemin 32 Serhat ALPAR Yorum
Paylaş Facebook Twitter WhatsApp Telegram Email Copy Link
Ortak Zemin
  • Website

İlişkili İçerikler

HZ. İBRAHİM VE HZ. İSMAİL’İN TESLİMİYETİ (KURBAN ÖRNEĞİNDE)

26 Mart 2026

Çağın Ağır Ve Genel Hastalığı: Ülfet

8 Nisan 2025

İnsan Nedir, İnsan Kimdir?

7 Nisan 2025

Uzaklığın Nihayeti: Yalnızlık

6 Nisan 2025
Bir Yorum Ekle
Leave A Reply Cancel Reply

© 2026 Ortak Zemin. Geliştirici RX.

Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.